• ANASAYFA
  • HAKKIMDA
  • GALERİ
  • BLOG
  • İLETİŞİM
powered by Beril Sena Gebecik

10
Tem
2026

HİNDİSTAN / RAJASTAN – Bölüm 5 / JAISELMER



ÇÖL RESTORANINA HOŞ GELDİNİZ

Deve safari grubunda biri 45 yaşlarında, diğeri de 30 yaşlarında iki ayrı Fransız çift var. Toplam beş kişiyiz. Fransızlar hemen içlerine alıyorlar, fazla sıkıntı çekmiyorum. Puşkar’a gitmemişler. Bu sevimli kasabayı anlatıyorum uzun uzun.

Öğle yemeği için büyük bir ağacın gölgesine sığınıyoruz. İyice kirlenmiş yorganlar, çöl restoranımızın masa ve sandalyeleri. Pakistan tarafından esen kuvvetli rüzgâr, sanki üzerimize alev ve kum püskürtüyor. Hava çok sıcak. Pet şişelerdeki sular, kaynama noktasına yakın. Çölün ortasındaki bu ilk yemeğimizi çatal kaşık olmadan, çapatileri (bizim dönerci pidelerine benzeyen ama daha farklı bir undan yapılan pide) kaşık gibi kullanarak yemeğe çalışmak durumundayız. Ama yine de her şey çok keyifli. Yemek sonrasında tüm yemek kapları ve tabaklar, kumla yıkanıyor. Bu işin sorumlusu da küçük Calu.

Yemek ve dinlenme molalarının başlangıcında develerin semerleri alınıyor, fazla uzaklaşmamaları için ayaklarına bağ takılarak serbest bırakılıyor. Hemen en yakın ağaca ulaşıp yapraklarına hücum ediyorlar. Tekrar semerlenmeleri ise oldukça uzun bir seremoni. Önce yastık, yorgan ve örtüler güzelce yerleştiriliyor, sonra semer, sonra tekrar yorganlar, arka tarafa da yiyecek ve suların bulunduğu çuvallar ve diğer yükler dengeli bir biçimde yerleştiriliyor.

Akşam saatleri.

Her tarafımız kuma bulanmış durumda. Akşam yemeğimizin hazırlanışını beklerken kumların üzerinde sırtüstü uzanarak yorgunluğumu gidermeye çalışıyorum.

Devecilerimizden Sabu, 22 yaşında simsiyah bir hindu hintli. Bir yemek molasında, ateşin başında söylediği  “welcome to the Desert Restaurant, Sir, there is no sand in our meals” (çöl restoranına hoşgeldin, yemeklerimizde kum yoktur) sözü kolay unutulur gibi değil. “On yıl önce safariye başladığımızda İngilizce bilmiyorduk, turistlerden öğrendik, ama Hindistan-Pakistan arasındaki gerginlikten dolayı bu sene çok az turist geliyor” diyor.

Amba, 17-18 yaşlarında. Okuma yazma bilmiyor. Çektiğim dijital fotoğrafları göndermem için adresini yazdırıyor ama adresin doğru yazılıp yazılamadığını kontrol edemiyoruz.

Safaride ikinci gün.

Kulaklarımın içi neredeyse tamamen kumla dolmuş. Şiddetli bir şekilde iyi bir banyoya ihtiyacım var. Gece, kumun üzerinde yatarken ceviz büyüklüğündeki siyah böcekleri birkaç kez üzerimden kovaladım. Zararsızmışlar.

Çölün ortasından bir köpek çıkıp geliyor. Çok tatlı bir hayvan. Kendini sevdirmek için bir sürü numara yapıyor ve o da kervana katılıyor. Öğleden önceki iki saatlik deve sırtındaki yolculuğum boyunca Sting’in “Desert Rose” şarkısı dilimden düşmüyor.

Çölün ortasında üzeri sazlarla örtülü briketten yapılmış iki kulübe ile karşılaşıyoruz. Bir takkeli çocuk çıkıyor ortaya ve “namaste” diyor. Ben de “selamun aleyküm” diye karşılık veriyorum. Şaşırıyor. Kuyuda bekletilmiş şişe kola satıyor.

Öğle yemeği için bir ağacın gölgesine sığınıyoruz. Ağaç, sanki doğal bir çadır gibi, içerisinde herkese yetecek kadar yer var. Döşekleri serip hemen uzanıyoruz. Bacaklarım artık iyice ağırlaşmış durumda. Herkes oldukça yorgun.

Fransızlarla sohbet konumuz, Udaipur ve Jodhpur. Genç çiftin fazla zamanları yok. Tercih yapmaları gerekiyor. Deveciler, önce sütlü çayımızı ikram ediyor, sonra da yağda kızarttıkları şekilden yoksun pakoaları (içinde bir şey olmayan unlu kızartmalar) getiriyorlar. Benim önerimle devecilere vereceğimiz bahşişi konuşuyoruz.

Şehre döndüğümüzde Fransızlar akşam yemeğine davet ediyorlar. Uzun bir temizlenme ve kum atma banyosundan sonra hepimiz hafiflemiş olarak keyifle gidiyoruz. Restoran, bir binanın dış merdiven ile çıkılan teras katında. Tüm kaleyi gören enfes bir panoraması var. Genç çiftle beraber gece 11’de trenle Jodhpur’a hareket edeceğiz.

Faruk BUDAK / Nisan 2002





Önceki Yazım
HİNDİSTAN / RAJASTAN – Bölüm 4 / KARNI MATA






HAKKIMDA

*Serbest Fotoğrafçı
*Gezgin (şimdiye kadar 85 ülke)
*Seyahat Yazarı (ikisi İngilizce yayınlanan üç kitap ve makaleler)
*Yüksek Mühendis (İnşaat)
*Doktora (Endüstri Mühendisliği)
*Proje Yöneticisi (PMP)
*Proje Yönetimi Eğitmeni (PMI)
*Seyahat Tur Lideri (Afrika, Asya ve Latin Amerika)
*Profesyonel Turist Rehberi (Tüm Türkiye)
*Seyahat Acentesi Sahibi (FABE Travel)
*Özgür Ruh

FABE TRAVEL

ZEBRA-BEYAZ-LOGO-TRANSPARAN-PNG

FABE PROJE

FABE PROJE-BEYAZ-LOGO

SOSYAL MEDYA HESAPLARIM

Facebook-f Twitter Instagram Linkedin Youtube