• ANASAYFA
  • HAKKIMDA
  • GALERİ
  • BLOG
  • İLETİŞİM
powered by Beril Sena Gebecik

18
Şub
2025

HALEP / SURİYE



GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE UZANAN KÖPRÜDE ADIM ADIM 14 AY

ASYA – AFRİKA 2002 – 03

Şam’dan günübirlik gittiğim Ürdün sınırına yakın bir yerdeki Bosra, antik dünyanın Ortadoğu’daki önemli şehirlerinden biri, ama görülecek fazla yeri olmayan bir kent. Zaten sadece tiyatrosunu görmek için gittim diyebilirim. Yapıldığı günden beri ayakta kalabilmeyi başarabilmiş her tarafı sapasağlam bir Roma tiyatrosu var. 

Şam’dan sonra durağım yine antik bir kent, Palmira’ydı. Antik şehrin yıkıntılarını direk gören bir oteldeki balkonumdan, 300den fazla sütunu ayağa kaldırılmış kenti seyrederken çayımı yudumlamak oldukça keyifliydi. Palmira’da yaşanması gereken en önemli olay, gün doğumunda Arap Kalesinde ya da civardaki küçük tepelerden birine çıkıp güneşin dümdüz çölün içinden doğuşunu seyretmek ve saniye saniye sütunların üzerindeki renk değişimini izlemek. Gerçekten çok harika bir olay. Birçok turistin sadece bir gece kaldığı ya da günübirlik gezdiği Palmira’da iki gece kalınca o enfes gündoğum ve batımlarını ikişer kez seyretme şansını yakalıyorum.

Ve Suriye’nin en romantik kenti Hama. Birçok kişi için bir şey ifade etmeyen bir şehir olabilir ama insana huzur veren sakin atmosferiyle ve özellikle de Orontes Nehri üzerindeki çok eski değirmenleri ile ilginç bir yer. Nehir seviyesinden daha yukarılara su çıkarmak amacıyla inşa edilmiş değirmenlerin o yavaş yavaş, zorlanarak dönüşlerini seyretmek, dönerken çıkarttıkları sesleri dinlemek gerçekten keyifliydi.

Hama’dan günübirlik gittiğim Apamia antik kentinin neredeyse iki kilometreye yaklaşan uzunluktaki Sütunlu Yol’u insanı hayretler içerisinde bırakıyor. Krak Des Chevaliers ise 12nci yüzyılda Haçlı şövalyelerce inşa edilmiş görülmesi gerekli güzel bir kale. Müthiş bir savunma anlayışıyla inşa edilmiş böyle bir yeri, Haçlılar, kendilerine beş yıl boyunca yetecek yiyecek ve su stokları da olmasına rağmen İslam orduları tarafından kuşatılmalarının birinci ayında hiç savaşmadan teslim etmişler.  

Ve gezinin yurt dışındaki son durağı Halep. Osmanlının yaptığı hanlar, hamamlar, çarşılarla dolu bir kent. İnsana Orta çağı yaşatan müthiş bir doku, farklı bir atmosfer var bu şehirde.

Ancak özel izin alınarak gezilebilen Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu Osman Beyin dedesi Süleyman Şah’ın baraj suları nedeniyle yeri değiştirilen türbesini Halep Başkonsolosumuz Hulusi Bey’in yardımları sayesinde görme imkânı buluyorum. Memleket sınırlarının dışında kendi askerimizin koruduğu, Halep’e 130 km, kendi sınırımıza da 37 km uzaklıktaki bir noktada, baraj gölünün sularının beklenenden daha fazla yükselmesi nedeniyle şu an tam göl kenarında kalmış.

Sevgiyle ve sevgimle kalın hepiniz…

Dr. Faruk BUDAK



Etiketler - FABE Travel, Halep, Şam, Suriye


Önceki Yazım
ŞAM / SURİYE
Sonraki Yazım
CEHENNEME GİDEN MERDİVENLER






HAKKIMDA

*Serbest Fotoğrafçı
*Gezgin (şimdiye kadar 85 ülke)
*Seyahat Yazarı (ikisi İngilizce yayınlanan üç kitap ve makaleler)
*Yüksek Mühendis (İnşaat)
*Doktora (Endüstri Mühendisliği)
*Proje Yöneticisi (PMP)
*Proje Yönetimi Eğitmeni (PMI)
*Seyahat Tur Lideri (Afrika, Asya ve Latin Amerika)
*Profesyonel Turist Rehberi (Tüm Türkiye)
*Seyahat Acentesi Sahibi (FABE Travel)
*Özgür Ruh

FABE TRAVEL

ZEBRA-BEYAZ-LOGO-TRANSPARAN-PNG

FABE PROJE

FABE PROJE-BEYAZ-LOGO

SOSYAL MEDYA HESAPLARIM

Facebook-f Twitter Instagram Linkedin Youtube